Petrol, ABD hükümetinin açılabileceği umuduyla haftaya yükselişle başladı
Investing.com – Küresel petrol fiyatları, ABD’deki hükümet kapanmasının sona erebileceği beklentileriyle haftaya artışla başladı. Dünyanın en büyük petrol tüketicisi konumundaki ABD’de federal hükümetin yeniden faaliyetlerine başlayabileceğine dair gelişmeler, piyasalarda risk iştahını artırarak talep beklentilerini güçlendirdi.
Brent petrol vadelileri, sabah saatlerinde %0,71 yükselerek varil başına 64,32 dolara ulaşırken, ABD ham petrolü West Texas Intermediate (WTI) %0,80 artışla varil başına 60,48 dolar seviyesinde işlem gördü.

ABD’de hükümet açılımı ekonomik aktiviteyi hareketlendirebilir
ABD Senatosu, Pazar günü federal hükümeti geçici olarak yeniden açmaya yönelik bir yasa tasarısını oylama aşamasına geçirdi. Kapanmanın 40. gününde atılan bu adım, piyasalar tarafından olumlu karşılandı. Kapanmanın sona ermesi, kamu hizmetlerindeki aksaklıkların giderilmesi açısından kritik önem taşıyor.
Piyasada, kapanmanın sona ermesinin 800.000’e yakın federal çalışanın maaş almasını sağlayarak tüketim harcamalarını artırabileceği düşünülüyor. Bunun yanı sıra, gıda yardımındaki aksamaların giderilmesi ve hava yolu taşımacılığındaki aksamaların sona ermesi, ekonomik güvenin yeniden inşa edilmesine katkı sunabilir.
Hava yolu sektörü yakıt talebini etkilemişti
Kapanma sürecinde ABD’de uçuşlarda yaşanan yoğun iptaller ve gecikmeler, jet yakıtı talebinde de geçici bir azalma yaratmıştı. Sadece pazar günü 2.800’den fazla uçuşun iptal edildiği ve 10.200’den fazla uçuşun geciktiği bilgisi paylaşıldı. Bu durum, enerji piyasaları açısından kısa vadeli bir belirsizlik oluşturdu.
Analistler, uçuş iptallerinin yanı sıra arz fazlası endişelerinin de fiyatlar üzerinde baskı oluşturduğuna dikkat çekti. Ancak hükümetin tekrar açılması, hava yolu sektöründe normalleşmeyle birlikte yakıt talebinde toparlanmayı beraberinde getirebilir.
Küresel arz endişeleri sürüyor
Geçtiğimiz hafta Brent ve WTI fiyatları arz fazlası kaynaklı endişelerle yaklaşık %2 oranında değer kaybetmişti. OPEC+ ülkelerinin aralık ayında üretimi sınırlı şekilde artırma kararı almalarına rağmen, bu hamlenin ilk çeyrekte devam etmeyeceği belirtilmişti. Bu durum, piyasada arz-talep dengesine dair kafa karışıklığına neden oldu.
Buna ek olarak, ABD’deki ham petrol stokları artış eğilimini sürdürürken, Asya açıklarında gemilerde bekletilen petrol hacmi de önemli ölçüde yükseldi. Uzmanlar, Batılı ülkelerin yaptırımları nedeniyle Çin ve Hindistan gibi büyük alıcıların Rusya’dan petrol ithalatında geri adım attığını, bağımsız Çinli rafinerilerin ise ithalat kotalarındaki daralma nedeniyle taleplerini azalttığını vurguluyor.
Rus petrolünde tedarik sorunları derinleşiyor
Rusya’nın Karadeniz kıyısındaki Tuapse rafinerisinin, ay başında gerçekleşen drone saldırıları sonrası yakıt ihracatını durdurduğu aktarıldı. Bu rafineri, bölgedeki akaryakıt sevkiyatları açısından stratejik önem taşıyor ve yaşanan durum, ürün tedarik zincirlerinde geçici aksamalar oluşturdu.
Öte yandan, Rus enerji şirketi Lukoil’in faaliyetlerinde de ciddi sorunlar yaşanıyor. Kasım ayının sonuna kadar ABD yaptırımları kapsamında birçok şirketin Lukoil ile olan bağlantılarını kesmesi beklenirken, şirketin İsviçreli Gunvor’a satış planlarının başarısızlıkla sonuçlanması piyasalarda ek belirsizlik yarattı.
Petrol piyasasında dönüş sinyali
Analistler, bu hafta itibarıyla fiyatların toparlanma eğilimine girebileceğine işaret ediyor. Özellikle riske duyarlı yatırım araçlarına olan yönelimin artması, Brent ve WTI fiyatlarında yukarı yönlü hareketleri destekleyebilir. Piyasa uzmanları, WTI fiyatlarının varil başına 62 dolara kadar yükselebileceğini öngörüyor.
Kısa vadede hükümetin açılması, tüketici harcamalarında canlanma beklentisi ve arzla ilgili sınırlayıcı gelişmelerin birleşimi, petrol piyasasında olumlu bir tablo çizmeye başladı. Ancak orta vadede arz-talep dengesizliği ve jeopolitik gelişmelerin fiyatlar üzerindeki etkisi dikkatle takip edilmeyi sürdürüyor.







